Bugün Arap ve İslâm âlemi, bir taraftan Sünnî ve Şiiler arasındaki mezhebî, diğer taraftan da Müslümanlar ve Hıristiyanlar arasındaki dinî ihtilafların, gittikçe artan bir ölçüde kışkırtılıp alevlendirildiği bir süreçten geçiyor. Öyle ki, bu durum bölgeyi bazen büyük bir fitneyle (kaos ve kargaşayla), bazen de bir iç savaşla karşı karşıya getiriyor. Sonuçta ortaya hiçbir grubun, taifenin veya dinin, kendisini güvende hissedemeyeceği tehlikeli bir durum çıkıyor.
Bu noktada sorulması gereken soru şudur: Arap ve İslâm âleminde, mezhebî, dinî, ırkî veya bunlar gibi herhangi bir özellik gösteren konulardaki ihtilafların çok geniş boyutlarda alevlendirilmesi niçin bu kadar kolay olabilmektedir? Bu çerçevede, uluslar arası, bölgesel ve yerel istihbarat örgütlerinin, kendi uluslar arası, bölgesel ve yerel çıkarlarını gerçekleştirmek için, aynı dinin veya aynı vatanın evlatlarını ayrı kamplara bölüp parçalamada kullandıkları en zayıf halkayı niçin mezhebî durum oluşturmaktadır? Çok büyük kalabalıklar, niçin bir anda ve kendiliğinden, bu tür kışkırtmaların içine dalıp, sonuçta kendilerinin, halklarının ve vatanlarının tehlikeye düşmesine sebep olacak hareketlerde bulunuyorlar? Devamı »
Mart 16, 2007
Yazan:
ahrar |
Muhammed Hüseyin FADLALLAH |
|
Henüz Yorum Yok