Müslüman mıyız Milliyetçi miyiz?
Başlığın galat-ı meşhur neviinden olduğu aşikardır. Malumdur ki, bir toplumun dinini ifsad etme yollarından biri de; dili ifsad etmek ve kavramların içlerini boşaltarak resmi ideolojiye uygun manaları bireylerin zihinlere yerleştirmektir. Millet ve milliyetçilik gibi kavramlara bu gün için yüklenmiş manalara bakarsak bahsi geçen ifsada ciddi birer örnek teşkil edecektir. Kur’an’ın ifadesiyle millet kelimesinin karşılığı din, şeriat ve ümmet manalarına tekabül eder. Misal;
“De ki: Şüphesiz Rabbim beni doğru yola, dosdoğru dine, Allah’ı birleyen İbrahim’in milletine (dinine) iletti. O, ortak koşanlardan değildi.” (Enam 161)
“İbrahim’in milletinden (dininden) kendini bilmezlerden başka kim yüz çevirir? Andolsun ki, biz onu dünyada (elçi) seçtik, şüphesiz o ahirette de iyilerdendir. Çünkü Rabbi ona: Müslüman ol, demiş, o da: Alemlerin Rabbine boyun eğdim, demişti. Bunu İbrahim de kendi oğullarına vasiyet etti, Yakub da: Oğullarım! Allah sizin için bu dini (İslâm’ı) seçti. O halde sadece müslümanlar olarak ölünüz (dedi).” (Bakara 130,131,132)
Ancak günümüzde millet ve milliyetçilik kavramları resmi ideoloji eliyle tahrife uğratılmıştır. Şu kaydı da düşmekte yarar var ki; bahsettiğimiz resmi ideoloji seksen küsür yıllık bir resmi ideoloji değildir. Faşist, zorba ve kendi ırkının ya da hanedanının dışındakini öteki sayan ideoloji yakın tarihimizde Emeviler’e dayanırken uzak tarihimizde Şeytan’a dayanmaktadır. “Ateş topraktan üstündür” söylemiyle başlayan ırkçılık “falan soy, filan soydan üstündür” anlayışına dönüşmüştür. Devamı »
*Günümüz Cahiliye Toplumu*
Günümüz, aktif cahili toplumu; İslâm aydınlığından mahrum, bünyesi şirkle
dolu, fesadın her yeri kapladığı, fuhuş, zina, sınırsız arzular, kin, önüne
geçilemez mal ve servet hırsı, benlik, nefret, içki ve alabildiğine insanı
ürküten insanlık dışı hayatın tüm unsurlarına sahiptir. Bütün bunlara,
tahrif edilmiş dinleri, dinleştirilen mezhepleri, bağnaz sofizmin mistik
duyguları da eklendiğinde, ortaya çıkan manzara tam anlamıyla kaostur.
Böylece toplumların, kitlelerin aptallaştırıldığı, kendi elinin neticelerine
karşı çıkan, reddettiklerini alkışlayan ucûbe bir millet görüyoruz…
İslami olma iddiasında bulunulması suretiyle, birtakım İslâmi motiflerle
süslü, ancak vahiy ile bağdaşmayan düşünce ve pratiklerin sahiplenilmesi
ise, problemin daha da sıkıntılı bir hal almasına sebep oluyor. Demokratik,
laik, çağdaş, liberal v.s gibi süslü laflarla toplumlar köleleştiriliyor…
uyutuluyor…
Demokrasi. Şuursuz kalabalıkların yönetimi. Bu kuru kalabalığın, her türlü
köleliği kendisine reva gördüğü sistem. Egemenliğin cehalete teslimi.
Efendiler tarafından ayaklara vurulan prangaları, kendi elleriyle kafalarına
vuranların sistemi… “Buyurun sırtımıza binin! Sizi taşıyalım efendim!”
diyenlerin düzeni…Demokrasi, arzulanan hak ve adaleti tesis edebilmekten
uzak, kadın, müzik gibi araçlarla insanların şehevi dürtülerini tatmin edip
putlaştıran ve putlarını da (çareyi tüketmeyip) hoşnut edenlerin yönetimi…
Bir avuç kendini seçtirmiş imtiyazlıların ve despotların çiftliği… Şuursuz
çoğunluğun destek ve iştirakiyle rasyonelleştirdiği, koyun sürülerine bile
reva görülemeyecek sistem… Devamı »
İran Yahudileri
Sevgili dostlar, bugün Amerika ve İsrail’in,İran’a
neden bu kadar sinir olduklarının ve bir kaşık suda
boğmak istediklerinin pek çok gerekçesi vardır. Bunlar
petrol,petrol ve gene petrol olarak sıralanabilir.
Bunun dışında ise bugün özellikle İsrail ve Amerika’da
çok etkin olan bir gurubun varlığını ve onların
İran’la olan bitmemiş hesaplarını da göz önünde
bulundurmak gerekmektedir. İran’ı yerle yeksan etmek
isteyenler sıralamasında en önde bulunan bu grubun
ismi İran Yahudileridir. İran Yahudilerinin tarihi çok
eskilere dayanır hatta bugünkü tahrif edilmiş
İncillerde bile sıklıkla zamanın Pers ülkesindeki
Yahudilerden bahsedilir. Yahudilerin İran’da ne
aradıklarına gelecek olursak Babil kralı Nebukadnazar
Kudüs’ü ele geçirdiği zaman Yahudilerin zırt pırt
isyan çıkarmalarına çok sinirlenerek onları toplu
halde bugünkü Irak topraklarına ışınlamıştır. Daha
sonra Pers kralı Cyrus gelerek Babili ortadan kaldırır
ve Yahudilere özgürlüklerini kazandırır hatta Kudüste
yıkılan tapınaklarını yapmaları için izin bile verir. Devamı »
-
Arşiv
- Mayıs 2007 (1)
- Nisan 2007 (30)
- Mart 2007 (81)
-
Kategoriler
- Hamza TÜRKMEN
- Hasan EL BENNA
- Hekimoğlu İSMAİL
- M. Fehmi REYHAN
- Muhammed HAMİDULLAH
- Muhammed Hüseyin FADLALLAH
- Murat GÖÇER
- Mustafa İSLAMOĞLU
- Nezaket ÖZTÜRK
- Nihat GENÇ
- Nihat NASIR
- Nuray MERT
- Nureddin YILDIZ
- Ramazan KAYAN
- Raya Şokatfard
- Raşid GANNUŞİ
- Sami BÜYÜKKAYNAK
- Sami HOCAOĞLU
- Selahaddin EŞ ÇAKIRGİL
- Selim ARMAĞAN
- Senai DEMİRCİ
- Serdar DEMİREL
- Serdar KURU
- Seyyid KUTUP
- Sibel ERASLAN
- Vural KAYA
- Yıldız RAMAZANOĞLU
- İhsan ELİAÇIK
- İsmet ÖZEL
-
RSS
Yazılar RSS
Yorumlar RSS

