Eli Kalem Tutanlar !

Eli kalem tutanlar çok şey yapabilirler. Yalnız bir şartla; gerektiğinde kendileri ölmek, düşüncelerini et ve kanlarıyla beslemek, hak bildiklerini söylemekten çekinmemek şartıyla. Söz ve düşüncelerimiz ölü birer ceset gibidir. Onu ancak kanlarımızla besler ve gerektiğinde ALLAH yolunda ölürsek dipdiri ayağa kalkacak, canlılar arasında yaşayacaktır.

ÇAGIMIZIN HASTALIĞI CHAT

Girdab-ı Bela’ya an kaldı

Dininin nizamını iyi kavramış Mü’min tabii olarak sosyal bir insandır da. Çünkü hayatta bir davet sahibidir. Davetle yükümlü insanların, öteki insanlarla dostluk kurması ,onlarla samimi münasebet kurması,onlarla muamelelerde bulunması kaçınılmazdır.

Yaratan’a karşı kulluk vazifesini yerine getirme ve çalışma dışında kalan vakti faydası olan bir amelle meşgul olarak geçirmek; Kulluk vazifesi ve çalışmak için yeni güç kazanmak üzere kalbi rahatlatmak; hoş zaman geçirmek.

Hz. Ömer (r.a) şöyle derdi:”Ben sizden birisinin ne dünya işi ne de ahiret işiyle meşgul olmaksızın boş vakit geçirmesini hoş karşılamıyorum . Herkes devamlı olarak faydalı bir işle uğraşsın; bir işi bitirdiği zaman başka bir işe başlasın.”

Müslüman’ın boşa geçirecek hiç vakti yoktur.

“Boş vakit” çerçevesi altında, bir çok insanımız kendilerini “Chat” batağına atıyor, umma adına…

Alışılmışın dışında bir davranış sergileniyor bu alemde. Neden buradasınız? Sorusuna verilen cevaplar ise garipsenecek düzeyde.”Boş vaktimi burada geçiriyorum” ,”Tebliğ için buradayım”.

Vaktinin büyük bir kısmını burada hiç tanımadığınız insanlar arsında geçirmek, helal-haramı göz ardı etmek , kul haklarının havada uçuştuğu günah sahneleri , çok daha ileri gidip müstehcen davranışların boy gösterdiği “Chat odaları”… Devamı »

Mart 17, 2007 Yazan: ahrar | Nezaket ÖZTÜRK | | Henüz Yorum Yok