Eli Kalem Tutanlar !

Eli kalem tutanlar çok şey yapabilirler. Yalnız bir şartla; gerektiğinde kendileri ölmek, düşüncelerini et ve kanlarıyla beslemek, hak bildiklerini söylemekten çekinmemek şartıyla. Söz ve düşüncelerimiz ölü birer ceset gibidir. Onu ancak kanlarımızla besler ve gerektiğinde ALLAH yolunda ölürsek dipdiri ayağa kalkacak, canlılar arasında yaşayacaktır.

Holdinglere Karşı Yoksullar Nasıl Mücadele Verecek

Eski Amerikan filmleri TRT 1′de hala gösterilir. Batı’ya hücum eden
göçmenler başkasına ait topraklara/çiftliklere gelip yerleşir ve çatışma
başlar. Çünkü çiftlik sahibi, adamlarıyla yerleşimcileri/kolonistleri tehdit
eder. Sonra iş kovboy çatışmasına döner.

Yerleşimci (işgalci) ile çiftlik sahibinin çatışmasına konu olan ne çok film
izledik.

Ve bu filmlerde Amerikan kültür ve siyasetinin ve hatta kapitalizmin ruhunu
ayan beyan izliyorduk. Bu filmler bizleri vahşi kapitalizme hazırlayan gizli
ve etkileyici sahnelerle doluydu. Şöyle: Bu filmlerde nedense, ‘işgalciler’
yani sonradan gelip yerleşenler masum gösterilirdi. Toprağın gerçek
sahipleri ise gaddar, acımasız ve atlıları ve kovboy adamlarıyla bizlere
hayat hakkı tanımayan kötü karakterler olarak tasvir edilirdi. Oysa
çiftliğin/toprağın sahibi bu gaddar gösterilen adamlardır. Kötü olması
gereken de bu adamın toprağına gelip işgal edenlerdir.

Amerikan sineması bize neden bu işgalciyi masum göstermeye ve hepimize
sevdirmeye çalışır!.. Neden? Çünkü Amerika’yı işgalciler kurmuştur

Oysa tam tersi, işgalcilerin çocukları melek, genç ve güzel kadınları
‘meryem’ kadar saf gösterilir. Bu işgalci aileye duygusal yakınlık, çiftlik
sahibine karşı ise kin duyarız.

Başkasının toprağını işgal edip toprağı süren, ekin eken, tohumlayan,
tarlayı çapalayan bu çekirdek ailenin bir küçük ev, bir yeni dünya kurmasını
mutlulukla izler, bu aileye taraf oluruz.

Oysa toprağın sahibi o gaddar atlı adamdır. Oysa, bizim küçük çocuk, genç
güzel karısıyla hayat kurmaya çalışan ‘işgalcidir’.. Devamı »

Mart 28, 2007 Yazan: ahrar | Nihat GENÇ | | Henüz Yorum Yok