Eli Kalem Tutanlar !

Eli kalem tutanlar çok şey yapabilirler. Yalnız bir şartla; gerektiğinde kendileri ölmek, düşüncelerini et ve kanlarıyla beslemek, hak bildiklerini söylemekten çekinmemek şartıyla. Söz ve düşüncelerimiz ölü birer ceset gibidir. Onu ancak kanlarımızla besler ve gerektiğinde ALLAH yolunda ölürsek dipdiri ayağa kalkacak, canlılar arasında yaşayacaktır.

Başörtüsü Çıksın Aman Gerginlik Çıkmasın

28 Şubat’tan söz ettik geçen hafta…
İki cihan mutluluğu adına projeleri olduğunu söyleyen bir topluluğun, bu
iddialarından nasıl vazgeçtiğinden, döndüğünden ve dönüştüğünden…
Yakan, delen ve çürüten bir sürece, içeriden verilen katkıları özetledik bir
anlamda…
Hiç şüphe yok ki bunların en sarsıcı olanı ‘başörtüsü’ meselesiydi.
Allah’ın, mü’min kadınların başlarına örtmesini emrettiği nesne, bu süreçte,
‘mü’min’lik iddiasındaki kimi erkeklerin, kulaklarını tıkamada kullandıkları
bir enstrümana dönüştü.
Devamı »

Mart 27, 2007 Yazan: ahrar | Nihat NASIR | | Henüz Yorum Yok

İnanmayan Kenara Çekilsin !…

Allah’ın yardımı ve fetih geldiğinde,Ve insanların dalga dalga Allah’ın dinine girdiklerini gördüğünde, Rabbini öğerek tesbih et, O’ndan bağışlanmanı dile, çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.” (Nasr Suresi)

Hayata Müslüman’ca bakmak: Hayatı anlamlı kılan olguları biricik referansın hakemliğinde yaşamak, küreden zerreye tüm hadiselerin merkezine İslâm’ı koyarak tefekkür etmek ve kendisine emredildiği şekliyle dosdoğru olmak!..

Hayata Müslüman’ca bakmak: Kâfirlerin, zalimlerin ve fasıkların kemiyet planındaki kesretini, zavallıların sayıca çokluğu olarak değerlendirip, izzet ve erdemin nitelikli azınlıkta olduğunu bil müşahede seyretmekle eş anlamlı elbette…

Hayata Müslüman’ca bakmak: Zulmedenlerin zulmüne, küfredenlerin inkârına, çapulcuların talanına, hırsızların şeneatine ve dalkavukların zavallılığına en kalbi hisleriyle en azından buğz etmek makamının nazar suretidir tabii ki… Devamı »

Mart 26, 2007 Yazan: ahrar | Nihat NASIR | | Henüz Yorum Yok

Dinler Arası Diyalog

Bu faaliyetin, masum bir dini çaba değil, esasen ve bizatihi ‘ihanet’ olduğuna vurgu yaptım. Doğrusu hâlâ aynı kanaatteyim. Her ne kadar birileri bu olguyu ‘ihanet’le tavsif etmemizi yadırgamış olsa da açıkçası bu böyle…

Bu faaliyete sahip çıkanlar, hiç sıkılmadan, Hıristiyanlarla ‘itikatta müttefik!’ olduklarını söyleyebiliyorlar…
Varsın söylesinler, bizim kimsenin itikadına müdahil olmak gibi bir düşüncemiz yok, dileyen dilediği gibi inanır. Lakin bu birileri, iddialarını Müslümanlar nezdinde mühim bir şahsiyete dayandırdıkları izlenimi vererek bu ihaneti meşrulaştırmaya çalıştıklarında, işte o an buna müdahale hakkımız doğar. Devamı »

Mart 19, 2007 Yazan: ahrar | Nihat NASIR | | Henüz Yorum Yok