Eli Kalem Tutanlar !

Eli kalem tutanlar çok şey yapabilirler. Yalnız bir şartla; gerektiğinde kendileri ölmek, düşüncelerini et ve kanlarıyla beslemek, hak bildiklerini söylemekten çekinmemek şartıyla. Söz ve düşüncelerimiz ölü birer ceset gibidir. Onu ancak kanlarımızla besler ve gerektiğinde ALLAH yolunda ölürsek dipdiri ayağa kalkacak, canlılar arasında yaşayacaktır.

Sırat-ı Müstakim

Kur’an-ı Kerim’in Ümmü’l-Kitab’ı olan Fatiha Suresi’nde Yüce Yaratıcı(c.c.) bize bir dua öğretmektedir. Bu dua insanoğlunun, hayatın çapraşık, sonu gelmez yollarına karşılık, Sırat-ı müstakime doğru sevk ettirmesi için Allah’a nasıl dua edeceğini göstermektedir: “Ya Rabbi! Bizi Sırat-ı Müstakim’e ilet, kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna, gazaba uğramışların ve sapmışların yoluna değil”. Bu muazzam dua kul olmanın, gereğini yerine getirmenin çabası dahilinde, Allah’ı mevla ve vekil kılmayı bizlere öğretmektedir. Yüce Allah kullukla sırat-ı müstakime ulaşılacağını şu ayetle beyan etmektedir: “Bana kulluk edin, doğru yol budur.” (Yasin, 61) Kulluk, Allah’ı tanıma, O’ nun hayata karışan yegane güç olduğunu haykırma, durum ve şartlar ne olursa olsun, Allah’a karşı sorumluluğun yerine getirilmesi için mücadele ve mücahede etme ve bu şuurla hayata anlam yüklemedir. Kulluk “Eşhedü” ile başlayan, ibadet, taat ve kullukla olgunlaşılan bir süreçtir. Kul olabilmek için Allah’a sımsıkı sarılmak gerekiyor ki, bu sımsıkı sarılış,  işte Kur’an’ın ilk suresinde yer alan her müminin üzerinde olması gereken sırat-ı müstakime ulaştırıyor. “Allah’ın ayetleri önünüzde okunuyorken ve Resulü de içinizde bulunuyorken sizler küfre nasıl dönersiniz ki? Halbuki her kim Allah’a sımsıkı tutunursa  muhakkak o, doğru yola çıkarmıştır.” (Ali İmran, 101)

Devamı »

Mart 21, 2007 Yazan: ahrar | Sami BÜYÜKKAYNAK | | Henüz Yorum Yok